26.01.2021 - Malatya Şehir Portalı & Firma Rehberi
Malatya Portal ~ Firma Rehberi

Divanı Kebirden Seçmeler Pdf

Divanı Kebirden Seçmeler Pdf

Bize dogru yolu bulduran, bizi bu nimetlere kavusturan Allah’a hamd olsun. Eger Cenab-ı Hakk, bize dogru yolu göstermeseydi, biz, bu yolu bulamazdık. Allah’ın rahmeti, peygamberi ve peygamberlerin en büyügü, efendisi Muhammed(s.a.v.)’e ve onun kerem sahibi olan ve keremlere mazhar bulunan soyuna, sopuna olsun. Bundan sonra sunu iyi biliniz ki, bu Dîvan-ı Kebîr’de bulunan sözler rühanî sırlardır. Hakk’a gönül verenler için Nüh’un gemisidir. Kutsal nefeslerdir. Ruha hos gelen esintilerdir. Rabbanî ilhamlardır. Seher vaktindeki feyzlerin gönül gözünü açan kesfleridir. 

 

 

Noksanlardan münezzeh olan Allah’tan gelen varidattır. Esi bulunmaz isaretlerdir. Sasılacak ibarelerdir. Bahr-ı ehadiyetin nürlandır. Gayb denizinin iri incileridir. Bu Dîvan Asıklar Dîva-nı’dır. Manevî zevklerin kaynaklarıdır. Gönüllerin ısıgıdır. Asıklara, ariflere makbul olan gerçek sözlerdir. Huzur ehlinin anahtandır. Gayb alemindeki hür kisilerin makamlandır. Kalb sahiplerinin kalplerinin kalbidir. Gönül bahçelerinin çiçegidir. Bu Dîvan’daki sözler, has kulların meclislerine feyizler ve manevî zevkler getiren akar sulardır. Velîleri anan ve andıran haberlerdir. Olgunlasmıs kisilere sa’adet kimyasıdır. Yakîne erismis kardeslerin hutbesidir. Allah’ı seven, kötülüklerden sakınan erlerin boyunlarına gerdanlıktır. Bu sözler, münafıklara Hakk’ın Zülfikar’ıdır. Büyük ve hayırlı kisilerin rühlarına iksirdir. Hakk yolunda sefere çıkanlara bir yolculuk armaganıdır. Ceberut kuslannın dilidir. Meleküt alemindeki meleklerin tesbîhleridir.

 

 

 

DÎVÂN-I KEBÎR’den Seçmeler CİLT 1

DÎVÂN-I KEBÎR’den Seçmeler CİLT 2

DÎVÂN-I KEBÎR’den Seçmeler CİLT 3

DÎVÂN-I KEBÎR’den Seçmeler CİLT 4

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 3 YORUM
  1. Mevlam Kulu dedi ki:

    Geldiğin Yer Hiç Mi Aklında Yok?..
    Hiç biliyor musun? Rebap ne diyor, gözyaşlarıyla yanıp kavrulmuş ciğerlerle neler söylüyor?
    Diyor ki etinden uzak düşmüş bir deriyim ben, nasıl ağlamayayım, nasıl dertlenmeyeyim ayrılıktan?
    Tahta da diyor ki, yemyeşil bir daldım ben; balta kesti, bıçkı dildi beni.
    A padişahlar, ayrılık garipleriyiz biz; sonunda dönülüp huzuruna varılacak Hakk”a feryat etmedeyiz, duyun feryadımızı.
    Önce Hak”tan ayrıldık da şu dünyaya geldik; fakat halden hale, şekilden şekle döne döne ona gidiyoruz biz.
    Sesimiz, kervandaki çana benziyor, yahut da buluttan düşen yıldırım sanki.
    A konuk, hiçbir durağa gönül verme; çünkü ondan çekilip ayrılırken yaralanırsın sonra.
    Rebabın şu dosdoğru sesi, ister Türk olsun, ister Rum ülkesinden, ister Arap; âşıksa onun dilincedir, onun dilidir.
    Müjdeler olsun ey kavim! İşte bu, kapının açılışıdır; tezce dolanmaktan, batmaktan kurtuldunuz artık.
    Kitabın aslı, yanında olan sevgilinin razılık vakti geldi çattı, ferahlayın.
    Dedi ki kaybettiklerinize üzülmeyin; perdeleri yırtıp yakan dolunay göründü.
    Otlak, sulak bir yer burası, çöktürün develerinizi; öyle nimetler var burada ki sayıya sığmaz.
    Sevgide çekilen cefada binlerce vefa var; sevgiyle susmada güzel güzel konuşma lezzeti var.
    A ulular biz sustuk, susmadaki sırrı anlayın artık; doğrusunu daha da iyi bilir Allah.

  2. Son Dakika dedi ki:

    Bize doğru gel, bize!

    Bir an olsun düşüncelerden vazgeçsen ne olur? Balık gibi bizim denizimize dalsan, orada dalgalar yutsan ne çıkar?

    Düşüncelerinden uyur, onlardan vazgeçersen Ashâb-ı Kehf”ten sayılırsın, düşüncelerden mukaddes, münezzeh bir nur kesilirsin; ne olur bu hale gelsen!

    Sen bir saman çöpüsün, bizse devlet kehribarıyız; şu samanlıktan sıyrılıp kehribara dönsen ne olur ki.
    Artık bu sefer toprak olacağım diye yüz kere ahdettin. Bir kerecik de ahdinde dursan ne çıkar.

    Sen gizli bir incisin amma şu samanlıkta toprak rengini almışsın. A güzel yüzlü, ne olur yüzündeki tozu toprağı bir yıkasan da arınsan!

    Padişah oğlusun sen, Cebrâil”in bile secde ettiği varlıksın sen. Ne çıkar a yoksul, babanın yurdunu bir arasan!
    Tümden ayrılmış bir parçasın, bedenden ayrılmış bir elsin ancak; bari bundan sonra bizden ayrılmasan ne olur.

    O vakit başsız kalırsın, malın mülkün gider, hırstan, kibirden ayrılırsın; fakat işte o zaman ululuk âleminde baş gösterir, görünürsün; ne olur bunu yapsan.

    Hakk”ın zikrinden bir şerbet iç de düşünceden kurtul. Ey ilâhi rızaya mazhar olan, savaşa sarılmasan ne olur. Yeter artık, sen bir dağa benzersin; dağda altın madeni ara, bağırmayı bırak. Bağırıp dağı seslendirmesen ne çıkar!

    .

  3. Son Dakika dedi ki:

    Okunanlar bunlardı : D

    Ne-goftemet me-rev ancâ ki âşinât menem
    Der-în serâb-ı fenâ çeşme-i hayât menem

    (Demedim mi sana gitme oraya; seni tanıyan, bilen benim ancak ; Şu yokluk serabında yaşayış kaynağı benim ancak)

BİR YORUM YAZ