24.01.2021 - Malatya Şehir Portalı & Firma Rehberi
Malatya Portal ~ Firma Rehberi

Kalbe Yolculuk (Mehmet Doğramacı)

Kalbe Yolculuk (Mehmet Doğramacı)

İnsanın kendini arayışı sürerken geçilen bir dizi süreç, çoğu zaman hakiki manası ile anlaşılmaksızın tecrübe adı altında mazinin derinliklerine kilitlenerek mahkum edilir. Neyi, neden ve hangi gayeye yönelik olarak yaşadığını, gelişen olgu ve olayların nerelerden süzülerek nasıl açığa çıktığını fark etmek; kalabalık toplum yığınları arasında çok az kimseye nasip olan paha biçilmez bir farkındalık. Geçmiş ve gelecek kaydından çıkıp bilinci AN konumunda tutarak akışı okumak ise; sadece Tasavvufun Hakikatine yönelenlerin erişeceği ilahi bir lütuf! Tasavvufun Hakikatinin aynı zamanda İnsanın Hakikati olduğu fark edilirse, sadece manevi bir alana değil; madde- mana ikileminden öte evrensel bir gerçekliğe işaret edilmek istendiği görülecektir. Elinizde tuttuğunuz bu eser; arayanların yaşadıkları süreçleri çözümlemelerine naçiz bir katkı olarak siz değerli idrak sahiplerine takdim ediliyor. Üç bölüm halinde düzenlenen bu çalışmada hakikatini arayan insanın farklılık arayışı ile toplum-dan kendine yöneldiği yalnızlık süreçleri birinci bölümde, dost– ışık ve rehber arayışları ikinci bölümde, öze yöneliş de üçüncü bölümde sunuluyor. Her biri yaşanmış idrak sahneleri yansıtan bu bölümlerde, sübjektif seyirlerin satır aralarında içinde olduğumuz süreçlere objektif yaklaşımlar göreceksiniz. Beşeri yaşamın bunalımdan çıkaramadığı insanımızı; ölümlü, sınırlı, sonlu beden girdabından, ölümsüz, sınırsız, sonsuz şuur iklimine kanat açmaktan başka hiçbir bir çaba gerçek özgürlüğe taşıyamaz!… Kalp ile kastedilenin yürek isimli organ-dan öte insanda mevcut ezeli ve ebedi boyut olduğunu söyler-sek; hayatın kalbe yolculuk ile anlam kazanacağı şüphesiz.

Bir Başına

Kendine doğru yolculuğa çıkan insanın tasavvufi çalışmalar esnasında yaşadığı bazı içsel duyuşlar, yalnızlık anında yapılan tefekkürler bu bölümde yer alıyor. Bazen bir günce, bazen bir gezi notu akıcılığında okuyacaklarınızda, hayata dair ışıltılı imgeler, sade gözlemler, inci misali; gönül derinliklerinden çıkarılan tespitler bulacaksınız…

Genellikle uzlet, yalnızlık ve kendi ile baş başa kalınan saatlerin eseri makale ve denemelerin yer aldığı bu bölüme “Bir Başına” adını verdik. 

Birliğe, Tekliğe doğru yönelinen istikamette bir başına yaşanan anların çok özel yeri olsa gerek. İnsan o anlarda; ortak benliğe, Hakkani vicdana doğru indiği için sübjektif görünen değerlendirmeler, özde birlik yansıtan doğulara dönüşür. Gönül ummanından sahile vuranların keyifli bir düşünce seyahati yaşatması dileğiyle sizi, sizinle bir başınıza bırakıyoruz.

 Farklı Bir Şey

 Kalabalığa uymak, herkesin yaptığını yapmak sıkıcı geliyordu Ona. Daima farklılıkları denemek, yeni seyirler yaşamak istiyordu. Dinlenmesi, eğlencesi, vakti değerlendirmesi farklı olmalıydı. Sıradanlık bunaltıyordu. Halim, selim görüntüsünün altında belki de ilk gençlik yıllarından kalma muhalif bir ruh, isyankar bir boyut saklıydı. Tek düzeliğe, alışılmışa karşı zaman zaman o ruh baş kaldırır, o anlarda dışarıdan bakanların belki de garip karşılayacağı tavırlar sergilerdi. Güneş tutuluyordu o gün. Yerli, yabancı turistler Güney sahillerine ve İç Anadolu’nun kuzeyine akın ediyordu. Tam tutulma yaşanacaktı. Mana boyutunda olayı karşılamak isteyenler zikir ve tespihe başlıyor, merak dolu imanlı yürekler ilmihallerden “Küsûf (Güneş Tutulması) Namazı” bahsini inceliyordu. Tebliğ gayreti içinde olan bazı gençler el ilanları ile yapılacak olanları halka dağıtıyordu. Broşürde yazılanlardan iki maddeye ilişti gözü : Hasta ziyareti ve Sadaka!..  

Hz. Musa’nın Rabbi ile konuşmasını hatırladı :

– Ya Musa, benim için ne yaptın?

– Namaz kıldım, oruç tuttum ey Rabbim.

– Onlar kendin için Ya Musa, benim için ne yaptın?…

 Musa şaşırmıştı. Sırf  Rabbi için ne yapabilirdi?… İlahi hitap devam etti.

– Hastalandım, gelmedin Ya Musa?

– Haaaşaaa!.. Ey Rabbim sen hasta olmaktan münezzehsin!…

– Geceleri inleyen, acı ve ağrı çeken o hasta var ya, benim rızam onunlaydı ey Musa!..

 Zikir ve tesbihata devam ediyordu. Ama farklı bir şey yapmalıydı.

Tutulmaya saatler kala, internetten görüştüğü bir hakikat yolcusunu hatırladı. Hastası olan biriydi bu. Hakikat yolcuları sırlarını açmazlardı pek. Ahvalini ısrarla sorduğu için görüştüğü kişi bir miktar anlatmıştı. Bağlantıya geçti. “Evinize 5-10 dk uğramama, hastanızı ziyaret etmeme izin verir misiniz?” dedi… “Memnun oluruz” cevabını alınca fırladı yerinden. Şehrin en uzak semtine doğru yol alıyordu. Bilmediği bir evde ilk kez göreceği insanları, onların hastaları ile olan bağlarını, sabır ve tahammüllerini merak ediyordu. Vakit öğleye doğru akarken radyolar tutulma haberleri için Antalya ve Konya ile canlı bağlantılara geçmişti. Frekansları karıştırdı, farklı bir yayın arıyordu. Bir kanal sürekli salavat getiriyor, Alemlerin Efendisi (sav) ne övgü dolu naatlarla güneş tutulması karşılanıyordu. Orayı dinleyerek yola devam etti.

 

 

Kalbe Yolculuk Kitabının Devamını Aşağıdaki Linkden İndirebilirsiniz..

İndir

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ