15.01.2021 - Malatya Şehir Portalı & Firma Rehberi
Malatya Portal ~ Firma Rehberi

Türkiye de Organik Tarım

Türkiye de Organik Tarım

 

Organik tarım; kimyasal girdi kullanmadan, üretiminden tüketimine kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimidir. Organik tarımın amacı da; toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, insan, çevre, bitki ve hayvan sağlığını korumaktır. Organik tarım, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamakta ve oldukça fazla işçilik gerektirdiğinden, işsizliğin önlenmesine, kırsal alanlarda istihdam sağlanmasına büyük katkıda bulunmaktadır. Organik olarak üretilen ürünler daha kaliteli, sağlıklı ve lezzetli olduğundan dolayı, çok daha yüksek fiyatla pazarlanabilmekte ve üreticiye daha fazla gelir getirmektedir. Ayrıca, gübre ve ilaç kullanılmadığından, girdi masrafları azalmakta, üretim maliyeti düşmekte, dolayısıyla kârlılık artmaktadır.

 

Biyolojik (Organik, Ekolojik) Hareketin Temel Prensipleri:

  • Çevresel etkileşime önem verilir.
  • Enerji ve hammadde minimum düzeyde kullanılır.
  • Yapay katkı, tatlandırıcı ve renklendiriciler kullanılmaz.
  • Üretimde hormon ve kimyasal maddeler kullanılmaz.
  • Ürün işleme yöntemleri doğayı koruma ve kaliteli ürün elde etmeye yöneliktir.
  • Geri dönüşümlü ve insan sağlığına zarar vermeyen ambalaj malzemeleri kullanılır.
  • İnsanın doğa ile bütünlük içinde; hiçbir canlının diğerine zarar vermeyeceği bir felsefe üzerine hareket eder.

 

2. ORGANİK TARIM ÜRÜNLERİ 2.1. TÜRKİYE’DE ÜRETİM

1930’lardan başlayarak günümüze kadar bir çok ülkede farklı boyutlarda gelişim gösteren organik tarımın, 1980’lerde kazandığı ticari boyut ülkemize de yansımıştır. 1985-86 yıllarında ülkemizde başlayan organik tarım ürünleri üretimi o günden bu güne ihracata konu olmuştur. Mevcut tarımsal ihracatımıza ilave kapasite yaratmıştır. Ülkemizde, dış pazarlarca talep edilen çeşitlerin, talep edilen miktarlarda  üretilmesiyle başlayan organik tarım ürünleri üretimi, 2000’li yıllara gelindiğinde  yeni bir boyut kazanmıştır. Organik tarım pazarlarına yeni ürünler sunulmakta ve konvansiyonel ürünlerde olduğu gibi talep yaratma çabaları yoğunluk kazanmaktadır. Bu bağlamda, kuru incir, kuru üzüm ve kuru kayısı ile başlayan organik tarım ürünleri üretimi  bitkisel ürünler, işlenmiş gıda ürünleri ve diğer tarım ve gıda ürünleri olarak sınıflandırabileceğimiz sektörel yelpazeye ulaşmıştır. Organik ürünler üretim ve ticareti özel düzenlemeler gerektirdiği için, bu düzenlemelerin de uluslararası bazda kabul görmüş kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarınca  kontrol edilmesi gerekmektedir. Ülkemizde uluslararası düzeyde kabul görmüş 8 kontrol ve sertifikasyon firması faaliyet göstermektedir.  Tarım alanlarımızın gelişmiş ülkeler düzeyinde zarar görmemiş olması, yüksek organik ürünler üretim potansiyeline sahip olmamızı sağladığı gibi, dünya pazarlarından da daha fazla pay alabilmemizi sağlayacaktır.   

Ülkemizde organik bitkisel ve hayvansal ürünler üretimi, işlenmesi ve pazarlanması 18 Aralık 1994 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan “Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Organik Metodlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmelik” ile açıklığa kavuşturulmuş olup, Avrupa Birliği’nin “EEC Regulation No:2092/91” sayılı düzenlemesi esas alınarak hazırlanmıştır. Ülkesinde organik ürünler üretiminin alt yapısını bu düzenleme esaslarına göre oluşturmayan ülkeler AB ülkelerine organik ürünler ihraç edememektedir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bahsedilen uygulama ile ilgili yetkili kamu kurumudur.  Türkiye’de organik tarım ürünleri üretimine baktığımızda;

Bitkisel Ürünler: 

SERT KABUKLU MEYVELER: Fındık, Ceviz, Antepfıstığı, Badem, Yerfıstığı, Kestane

KURU MEYVELER: Üzüm, Kayısı, Dilimlenmiş Kayısı, Zerdali, Erik, İncir (Tüm ve dilimlenmiş), Elma, Kiraz, Vişne, Armut, Çilek

KURUTULMUŞ SEBZELER: Domates, Mantar

YAŞ MEYVE VE SEBZE: Elma, İncir, Çilek, Erik, Armut, Vişne, Kiraz, Trabzon Hurması,  Üzümsü meyveler(Berry’ler), Karpuz, Limon, Portakal, Greyfurt, Mandalina, Şeftali, Üzüm, Domates, Biber, Salatalık, Ispanak, Pırasa, Karnabahar, Patlıcan, Maydanoz, Havuç, Patates, Kuru Soğan, Sarımsak, Kereviz, Balkabağı, Bezelye

BAKLİYAT:  Mercimek, Nohut, Kuru Fasulye

BAHARATLAR VE TIBBİ-ITRİ BİTKİLER: Defne Yaprağı, Kekik, Kimyon, Adaçayı, Biberiye, Ihlamur, Rezene, Nane, Isırgan Otu

HUBUBAT: Buğday, Pirinç, Mısır, Yulaf, Arpa

SANAYİ BİTKİLERİ: Pamuk, Haşhaş Tohumu, Anason, Şeker Pancarı

YAĞLI TOHUMLAR: Ay çekirdeği, Susam DİĞERLERİ: Kapari, Çam Fıstığı, Zeytin, Kuşburnu, Toz Biber, Fındık Unu 

İşlenmiş Gıda Ürünleri: 

DONDURULMUŞ MEYVE-SEBZE: Kayısı, Çilek, Kiraz, Vişne, Üzümsü Meyveler (Berry’ler), Erik, Soğan, Kabak, Domates, Biber

MEYVE SUYU VE KONSANTRELERİ : Kayısı Püresi, Armut Suyu Konsantresi, Vişne Suyu Konsantresi, Elma Suyu Konsantresi, Elma Püresi, Kuşburnu Püresi

DİĞERLERİ: Zeytinyağı, Bulgur, Pekmez, Domates Ezmesi, Reçel, Şarap, Közlenmiş Biber 

Diğer Tarımsal Ürünler: Bal, Kayısı Çekirdeği, Vişne Çekirdeği, Gül Kurusu, Gülyağı, Gül Suyu, Mersin Yağı, Mersin Suyu, Kekik Yağı, Lavanta Yağı                 

Tarım ve Köyişleri Bakanı Prof. Dr. Hüsnü Yusuf GÖKALP Türkiye’nin organik tarım konusunda oldukça şanslı bir ülke konumunda olduğunu savunuyor: Ülkemiz; iklim, toprak, su kaynakları, ürün çeşitliliği ve tarımda çalışan nüfusun fazla olması gibi faktörlerden dolayı organik tarım için çok elverişli bir konuma sahiptir. Buğdaydan gül yaprağına kadar yüze yakın ürün organik olarak ülkemizde üretilmekte, bu ürünler arasında kuru üzüm, incir, kayısı ve fındık gibi kurutulmuş meyveler en önemli yeri almaktadır. Özellikle son yıllarda hızlı bir gelişme süreci içerisinde bulunan organik tarım çerçevesinde, çok çeşitli ürünler elde edilmekte ve dış pazarlarda satışa sunulmaktadır. Organik ürünlerin üretilmesi için gerekli şartlar ve alt yapının varlığı Türkiye için hiç küçümsenemeyecek bir şanstır. Ülkemizde, kimyasal ilaç ve gübre kullanımının, gelişmiş ülkelere oranla daha düşük olması özelikle batılı ülkeler tarafından değerlendirilmekte ve bazı batılı ülkelerden gelen organik tarımcılar, ülkemizde organik tarıma yönelik çalışmalar yapmaktadırlar. Hatta, yabancı firmalar, ülkelerindeki tüketici talepleri doğrultusunda çiftçilerle doğrudan temasa geçerek ‘sözleşmeli çiftçilik’ esasları çerçevesinde organik ürün üretmektedirler. Bu gerçekler ortada iken, Türkiye’nin organik tarım konusunda uluslararası pazarda söz sahibi bir ülke olması hiç de zor bir hedef değildir. Bundan dolayı, Türkiye bu şansını iyi kullanmalıdır.

 

 

 

 

 

 

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ